Yumurta Fiyatları

Yumurta Fiyatları
Başmakçı Tavukçuluk Kooperatifi Yumurta Fiyatları

Sağlık için, süt için!

Yazı: Prof. Dr. Ender Yarsan A.Ü. Veteriner Fakültesi Dekanı


İlk defa 1956 yılında, sütün önemine dikkat çekmek amacıyla Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun (IDF) aldığı kararla 21 Mayıs’ta kutlanmaya başlanan Dünya Süt Günü, ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığının kararıyla 1991’den bu tarafa kutlanmaktadır.

1956’dan 2001 yılına kadar tüm Dünyada 21 Mayıs da kutlanan Dünya Süt Günü, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile IDF tarafından 2001 yılında 1 Haziran tarihine alınmıştır. Bu kararla Dünya Süt Günü kutlama zamanları ülkelere göre farklılaşırken, ülkemizde bir süre 21 Mayıs’ta kutlanmaya devam etmiştir. Bu gün ise 1 Haziran, dünyanın pek çok ülkesi gibi, bizim için de geçerli olan tarihtir. Hangi tarihte kutlanırsa kutlansın önemli olan Dünya Süt Gününde, sütün faydaları hakkında insanları bilgilendirmek, sütün insan beslenmesindeki önemini, ekonomiye ve toplumsal hayata katkılarını hatırlamak ve süt tüketimini arttırmak için fırsatlar yaratmaktır.

Süt, özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çocukları, hamile kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere her yaştaki insanın sağlıklı beslenmesinde büyük önem taşımaktadır. Süt ve süt ürünlerinin yeterli ve dengeli miktarlarda tüketimiyle hayvansal protein ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanabilmektedir. Ayrıca süt ve süt ürünleri kalsiyumundan zengin olmaları nedeniyle özellikle çocuk ve adolesanlarda kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişmesi açısından da önemlidir. İnsanın bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı gelişimi için en temel ve en kolay ulaşılabilen gıda olmasının yanı sıra, bütün gıdalarda olduğu gibi “Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği” konsepti ile elde edilen süt, üretim süreciyle de düzenli ve sürekli bir ekonomik kaynak yaratarak toplumsal refaha katkı sağlayan bir gıdadır.

Türkiye’de yıllık kişi başı süt tüketimi 27 litre seviyesinde

Ülkemizde özellikle içme sütü başta olmak üzere, süt ve süt ürünleri tüketim miktarları Avrupa ülkelerin gerisinde seyretmektedir. Euromonitor 2018 verilerine göre İrlanda, Finlandiya ve İngiltere gibi ülkelerde kişi başına içme sütü tüketimi yıllık 100 litrenin üzerinde iken, Türkiye’de yıllık kişi başı süt tüketimi 27 litre seviyesinde kalmaktadır. Türkiye’de toplam süt üretimi son 20 yılda neredeyse iki katına çıkarak 2018 yılında 22 milyon tona ulaştıysa da, bu miktarın sadece 10 milyon tonu, sanayiye gitmektedir. Hem bu rakamlar arasındaki fark, hem de kişi başı içme sütü rakamlarının düşüklüğü sanayi tarafından işlenmemiş ambalajsız çiğ sütten kaynaklanmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkemizde 2020 yılının ilk 11 ayında 1,47 milyon ton içme sütü, 1,02 milyon ton yoğurt, 675 bin ton inek peyniri, 545 bin ton ayran, 72 bin ton tereyağı, 66 bin ton yağsız süttozu, 38 bin ton kaymak, 33 bin ton tam yağlı süt tozu ve 27 bin ton diğer türde peynir üretilmiştir.

Covid-19’un ülkemizde görüldüğü günden bu yana süt üreticilerinin üretim kapasitelerinde herhangi bir azalma olmamıştır. Diğer gıdalarda olduğu gibi süt ve süt ürünlerine olan talepte de artışlar ortaya çıkmıştır. Başta UHT süt ve kaşar peyniri olmak üzere süt ürünlerine olan talebin son günlerde daha da arttığı görülmektedir. Bu süreçte ambalajlı gıdanın önemi kavranmış ve ambalajlı süt ürünlerine talepte belirgin bir artış yaşanmıştır. 2020 ve devamında oluşan algı ile ambalajlı süt ürünlerine olan talebin artması ve kayıt dışı satışıa talebin azalması beklenmektedir.

Dünya Süt Gününde hedef ülkemizde ve dünyada, sağlıklı süte erişimin sağlanmasının önündeki engellerin kalkması, tüketim bilincinin sağlıklı ürünleri tercih etme yönünde geliştirilmesi, üretim ve tüketimin arttırılması olmalıdır. Sağlıklı süt elde edilmesinde kuşkusuz en önemli görev veteriner hekimlere düşmektedir. Bu noktada meslektaşlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar ve kolaylıklar diliyoruz. Bütün bu düşüncelerle 1 Haziran Dünya Süt Gününü kutluyoruz.

Vegan kümes ürünleri, üretici için tehdit oluşturuyor mu?






    Rus dergisi Agroinvestor, dünyada bir ilk olan vegan kümes hayvanlarının ne Rusya’da ne de dünyada geleneksel piliç eti talebini etkilemeyeceğini bildirdi. Bloomberg’in bildirdiğine göre, bitki bazlı bu marka vegan tavuğu bu yıl piyasaya sürecek.

    Rusya Ulusal Et Derneği Başkanı Sergey Yushin, geleneksel broyler ürünlerinin görünümünün, bitki bazlı ikamelerine göre çok daha doğru olduğuna söyledi, et tüketiminden vazgeçenlerin oranının nispeten az olduğunu belirtti. Yushin, et tüketimini artırmak isteyenlerin sayıca çok daha fazla olduğunu ve vegan kümes ürünlerine olan talepte geçici bir artış olabileceğini de sözlerine ekledi. Yushin, “Yeniliği ve modası nedeniyle insanların daha fazla farklı et türlerine yönelmeye başladığı dönemlere benzer bir trend dalgası olacağına inanıyorum, alternatif eti deneyen tüketiciler hayvansal ürüne geri döner dönmez ilgi düşecek” dedi.

    Rusya Kümes Hayvanları Üreticileri Birliği Genel Müdürü Sergey Lakhtyukhov, bitki bazlı kümes hayvanı etinin tamamen yutturmaca olduğunu ve küresel kümes hayvanı pazarının yalnızca küçük bir nişine sahip olacağını söyledi. Ayrıca, bitki bazlı kümes hayvanı eti fiyatının, piliç eti ile rekabet edemeyeceğini, bunun da çoğu tüketici için egzotik bir alternatif anlamına geleceğini ifade etti.

    Birkaç şirket, Rusya’da bitki bazlı et geliştirmeye ve satmaya istekli. 2020’nin başlarında, Berlin merkezli yatırımcı ProVeg International, bitki bazlı çıtır parmak tavuk ve kurutulmuş tavuk ürünlerini Rusya genelinde 2.000 mağazada sattığı için Rus girişimi Greenwise’ı seçti. Geçen yıl, Rus tarım holdingi EFKO da ilk bitki bazlı etini Rusya pazarına sundu. Şirket, hamburger ve nugget için bitki bazlı et üretmeye odaklanıyor.
                                             
Yumurta da Avrupa gündeminde

    Gıda teknoloji markası Eat Just, vegan yumurtayı yıl sonuna kadar Avrupa’da piyasaya sürmeyi planlıyor. Şirket CEO’su Josh Tetrick, hedeflerinin “dünyada en çok tüketilen yumurta” olmak olduğunu söylüyor. Yumurta maş fasulyesinden yapılıyor. Mart ayında şirket, şimdiye kadar 100 milyon tavuk yumurtası sattığını açıklayarak kendisini “ABD’de en hızlı büyüyen yumurta markası” olarak tanımladı. Ayrıca yakın zamanda, ürünleri için kapasite oluşturmak ve markalarını önemli uluslararası pazara dahil etmek için kullanılacağını söylediği 200 milyon ABD dolarını güvence altına alan bir finans turu düzenledi. Eat Just, 2011’den bu yana 650 milyon ABD dolarından fazla para topladı.

    Eat Just’ın hücre kültürüyle üretilen et sunan yeni markası GOOD Meat, Aralık 2020’de Singapur’da düzenleyici onay almıştı ve dünyada bir ilkti.
                                   
En büyük sorunun besin değeri olduğu iddiası

    Rusya’nın en büyük et üreticisi Cherkizovo’nun önde gelen analistlerinden Rustam Khafizov, bitki bazlı etin payının önümüzdeki on yılda Rusya’da artmasının beklenmediğini söyledi. Khafizov, bitkisel ürünlerin yanı sıra doğal tadı yakalamaya yardımcı gıda katkı maddeleri içerdiğinden, bitki bazlı kanatlı etiyle ilgili en büyük sorunun besin değeri olduğunu vurgulayarak, bu özelliğin tüketicileri caydırabileceğini de sözlerine ekledi.

infovet

TÜİK büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarını açıkladı



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, büyükbaş sayısı 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artarak 18 milyon 158 bin baş olarak gerçekleşti. Sığır sayısı yüzde 1,6 artarak 17 milyon 963 bin baş, manda sayısı da yüzde 5,9 artarak 195 bin 88 baş oldu. Küçükbaş sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 11,6 artarak 54 milyon 113 bin olarak kayıtlara geçti. Koyun sayısı söz konusu dönemde yüzde 13 artarak 42 milyon 127 bin oldu. Keçi sayısı da yüzde 7 artarak 11 milyon 986 bine yükseldi.

Singapur’da laboratuvarda yetiştirilen tavuk eti onaylandı



ABD şirketi Eat Just Inc., dünyada bir ilk olarak laboratuvar ortamında tavuk eti üretmek ve satmak için Singapur’da yasal onay aldı. Yumurta ürünlerine bitki bazlı alternatifler sunması ile tanınan Eat Just’ın yeni markası ‘GOOD Meat’ çatısı altında yapılacak üretim, yapılan çalışmalara göre, güvenlik ve kalite açısından geleneksel tavuğa göre son derece düşük mikrobiyolojik kontaminasyonda bir standarda sahip. Analizler ayrıca, yüksek protein içeriği, zenginleştirilmiş amino asit bileşimi, tekli doymamış yağlarda yüksek nispi içerik ve zengin bir mineral kaynağı olduğunu gösteriyor. Tüm bu atılımlar, et üretiminin geleceğinin nasıl şekilleneceğine dair bir ipucu olabilir mi?

Türkiye’nin ABD’ye mısır satması şaşkınlığa neden oldu

 



Giresun limanından dünyanın en büyük üretici ihracatçısı olan ABD kıyılarına varmak üzere yola çıkan bir tahıl kargosu sektör basınında şaşkınlığa neden oldu.

Türkiye’den gelen mısır yüklü gemi birkaç gün içinde Kuzey Carolina limanına varacak.

Dünyanın en büyük üretici ihracatçısı olan ABD’ye, mısır ihracatında üst sıralarda yer almayan Türkiye’den gönderilen gemi oldukça tuhaf karşılandı. Bloomberg’in konuyla ilgili haberinde “Ancak bu sarı tanelerin Atlantik’i aşmasının nedeni büyük olasılıkla organik olmalarından kaynaklanıyor.” denildi.

Mısır ABD’de en yaygın olarak yetiştirilen mahsul olmasına karşın milyonlarca dönümlük alanın yalnızca küçük bir kısmı organik çeşitlere ayrılmış durumda. Bu nedenle organik etiketli et üretiminde kullanılan kümes ve çiftlik hayvanlarının yetiştiricileri yurt içerisinden elde edemedikleri yemi denizaşırı pazarlardan ithal etmek durumunda kalıyor.

Kuzey Carolina Limanı’nın programına göre, Giresun limanından kalkan CS Celeste gemisinin ABD’nin Doğu Kıyısı’na varması planlanıyor. Bu, 2021 yılında Türkiye’den giden ikinci gemi olacak. Önceki sevkiyat “organik kırık mısır” taşıyan bir gemiydi.

ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, bu sevkiyat, 2018’den bu yana ABD’nin Türkiye’den yaptığı en büyük mısır ithalatına işaret ediyor.

Ancak ABD açısından organik mısır ticareti konusunda durumun yakında tersine dönmesi bekleniyor. Organik pazarları takip eden Mercaris’in Ekonomi Direktörü Ryan Koory, ABD’nin organik yemlik tahıllara yönelik talep ile yerli üretim arasındaki boşluğu kapatmak üzere olduğunu söyledi.




feedplanet

Yosun artıkları tavuk yeminde kullanılabilir mi?



Flanders Tarım, Balıkçılık ve Gıda Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacılar, insan tüketimi için alg üretiminden arda kalan artıkların tavuk yemine nasıl değer katabileceği konusunda çalışma yürütüyor. Araştırmacılara göre, arda kalan biyokütle değerli besinler içeriyor. Birçok alg türü yüksek protein içeriğine sahiptir.Yyumurtanın yağ asidi ve amino asit bileşimi için faydalı olabilir, yumurta sarısının rengini etkileyebilir. Ek olarak, antibakteriyel, antiviral ve/veya antioksidatif etkilere sahiptir. Bazı algler omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir ve klorofil ve karotenoidler gibi vitaminler ve/veya pigmentler içerebilir.

Tarım robotları için global pazar ikiye katlanacak



Dutch ABN AMRO Bankasının yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, dünya çapında tarım robotları pazarı 5 yıl içinde iki katına çıkabilir. Covid-19 salgınının göçmenlerin ve mevsimlik işçilerin uluslararası seyahatleri üzerindeki etkisiyle artan işgücü azlığı ve sürdürülebilir gıda üretimi için tüketici talepleri ve yasal yaptırımlar büyümenin ana itici güçleridir. ABN AMRO, dronlar, sağım ve besleme robotları, tarla robotları ve otonom traktörler ve ilgili makineler, veri analizi için donanım ve yazılımlar için küresel pazarı araştırmış ve haritalamıştır. Bankanın hesaplamalarına ve tahminlerine göre, “tarım teknolojisi” sektörü için dünya çapındaki mevcut pazar 6,2 milyar Euro.

Daha üretken ve dayanıklı sığırlar için yeni genetik özellikler




Bilim insanları, Afrika sığırlarında değerli özelliklerle ilişkili yeni bir dizi ayrıntılı genetik belirteç ve bilginin keşfini duyurdular. Değerli özellikler arasında ısı ve kuraklık toleransı, inflamasyonu ve kene istilasını kontrol etme kapasitesi ve tripanozomiyaz gibi yıkıcı çsiftlik hayvanı hastalıklarına karşı direnç yer alıyor. Artan çiftlik hayvanı üretiminin olumsuz etkilerini en aza indirirken, Afrika sığırlarını artan süt ve et talebini sürdürülebilir bir şekilde karşılamak için bu kadar dirençli yapan tüm doğal genetik donanımları kullanmak önemlidir.

KENDİME YAZILAR - Mahfi Eğilmez yazıları: Kitaplar ve Kitaplar

KENDİME YAZILAR - Mahfi Eğilmez yazıları: Kitaplar ve Kitaplar: Suç ve Ceza, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (çeviren: Mazlum Beyhan), Türkiye İş Bankası Yayınları 34. Basım Bu, benim Suç ve Ceza’yı ikinci ...