Yumurta Fiyatları

Yumurta Fiyatları
Başmakçı Tavukçuluk Kooperatifi Yumurta Fiyatları

S.S. BAŞMAKCI 2 Nolu Tavukculuk Kooperatifi 26-12-2022 Tarihli Fiyatlar

 

S.S. BAŞMAKCI

2 Nolu Tavukculuk Kooperatifi

 Tarihli Fiyatlar

Double1.7000
Eski Ana1.6700
Yeni Ana1.6300
Yarka1.5800
Piliç1.4000
Klavuz1.2500

Fiyatlarımıza K.D.V. Dahil Değildir

Yumurta üreticileri, hayatta kalma mücadelesi veremiyor!

İbrahim Afyon Yumurta Üreticileri Merkez Birliği Başkanı

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon, yumurta üreticilerinin yaşadığı zor günleri bir basın açıklaması ile değerlendirdi.

Türkiye, temel besin kaynaklarından yumurta üretiminde büyük bir potansiyele ve üretim kültürüne sahip. Bu potansiyeli değerlendirmek ve artırarak sürdürmek için canla başla çalışan yumurta üreticileri bugünlerde girdi maliyetlerinde yaşanan artış ve bu artışın maliyet fiyatlarına yansıması sebebiyle zor günler geçiriyor.

Sürdürülebilirlik mümkün değil

Üreticiler, birçok üründe olduğu gibi yumurtada da geçen yıla göre girdi ve üretim maliyetlerinde yaşanan artışa rağmen maliyetten yüzde 40 zarar ederek üretim yapmaya devam ediyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon, sektörün yumurtayı maliyetlerin yüzde 40 bile altında satarak üzerine düşeni yaptığını ancak bugün gelinen son noktada üreticinin, ürettiği yumurta ile yemi karşılamak bir tarafa, yem-mısır temini için borçlanamaz hale geldiğinin altını çiziyor. Afyon, son dönemde fiyatı en çok konuşulan gıda ürünlerinden birisi haline gelen yumurta üretiminde de diğer pek çok üründe olduğu gibi üretenin değil, üreticiden düşük fiyattan alıp tüketiciye yüksek fiyata satanların kazanç sağladığını belirtiyor.

Üretici batarsa…

Yumurta üreticileri olarak 2 yıldır devam eden pandemiye rağmen, yumurtaya ulaşımının kesintiye uğramaması adına üretime devam ettiklerini ifade eden Afyon, şunları söyledi: “Pandemi ile birlikte tüketimi artan ancak artan tüketime rağmen üretici nezdinde fiyatı artmayan hatta öyle ki Ramazan boyunca halkın en önemli protein kaynağından mahrum kalmaması adına fiyat artışı yapılmayan ve hatta ucuzlayan ürün yine yumurta. Buradan da anlaşılacağı gibi sektörün en önemli sorunlarının başında maliyet/satış fiyatı dengesizliği geliyor. Yem başta olmak üzere girdi fiyatları artmaya devam ettikçe yumurta fiyatları da buna paralel olarak artması gerekirken, fiyat düşüşü olmuştur. Üretim tarafında biz bu sıkıntıları yaşarken bir de “fiyatları artırdılar” gibi, tamamen algı yönetmeye yönelik yapılan paylaşımlar bizleri derinden etkilemektedir. Maliyet fiyatının altına düşen fiyatların tekrar maliyet fiyatına yükselmesi zam değildir.

Günlük hayatımızda en sık kullandığımız ‘hiçbir şey bulamazsak iki yumurta kırar yeriz’ sözü geçerliliğini yitirmek üzere. Mevcut durum böyle devam ederse işletmelerin kapanması, tavukların kesilmesi gibi istenmeyen sonuçlarla karşı karşıya kalacağız. Fiyatları kontrol etmek için üreticiye yem desteği veya doğrudan bir destek sağlanmalıdır. Sektörün hem sürdürülebilirliği hem de emniyet ventili olan ihracatın devamlılığı için üretim maliyetlerinin desteklenmesi ve yeni ticaret fırsatlarının geliştirilmesi adına ivedilikle bu desteklerin sağlanması gerekir. Tüketicinin daha uygun fiyata yumurta tüketmesi ancak bu desteklerin sağlanması ile mümkün görünüyor.”

İnfovet

TZOB: Tavuk eti üreticileri, ‘kuş gribinde bile bu kadar kötü dönem geçirmedik’ diyor

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tavukçuluk sektörüne ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kanatlı eti üretimi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 azaldı. Birçok üretici kuş gribinde bile bu kadar kötü bir dönem geçirmediklerini söylemektedir" dedi.



Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kanatlı sektörüne ilişkin yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Kanatlı sektöründe, 412 damızlık ve kuluçkahane, 7 bin 807 ticari etlik, 2 bin 837 ticari yumurtacı olmak üzere toplam 10 bin 992 işletme ve 20 bin 222 kümeste üretim yapıldığını belirten Bayraktar, sektörde yaklaşık 500 bin kişi (üretici, çiftçi, esnaf, ilaç, yem, yan sanayi, nakliye, pazarlama dâhil) istihdam edildiğini, öte yandan 2 milyon kişinin de buradan geçimini sağladığını belirtti.

‘ÜRETİCİ ARTAN MALİYETLERİ KARŞILAYAMIYOR’

Sektörün yıllık cirosunun 5 buçuk milyar lira civarında olduğunu, 2020 yılı kanatlı eti ve ürünleri ihracatının ise 511 milyon dolar civarında seyrettiğini belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Broiler üretiminde bir tarafta sayıları 18 civarında olan entegre firmalar, diğer tarafta ise o entegre firmalara fason üretim gerçekleştiren sayıları 14 bin civarındaki irili ufaklı yetiştirici işletmeler yer almaktadır. Yani bir taraf işin üretim ayağını oluştururken, diğer taraf tedarik, kesim, pazarlama ve finans ayağını oluşturmaktadır.

Son 1,5-2 yılda gerek Irak pazarında yaşanan sorunlar gerekse pandemiye bağlı talep daralması sektörü sıkıntıya soktu.

Son günlerde pandemi yasaklarında serbestleşmenin sağlanması, yaz ayıyla birlikte mangal sezonunun açılması, turizmin hareketlenmesi marketlerde tavuk eti ürünlerinin fiyatlarında artışa neden olmuştur.

Firmalar ve market satışlarının hareketlenmesine rağmen, üreticilerimiz istedikleri gelirleri elde edememektedir. Üstelik birçok üretici kuş gribinde bile bu kadar kötü bir dönem geçirmediklerini söylemektedir.

ÜRETİCİ FİYAT ARTIŞLARINDAN PAY ALAMADI

Son dönemde; üreticiler artan girdi (altlık, kömür, elektrik ve işçilik) maliyetlerini karşılamakta güçlük çekmektedir. Tavuk etindeki fiyat artışlarından üreticiler yeterli payı alamamaktadır.

Üreticilerin sahibi oldukları kümesler ve tesisler her geçen gün eskimekte, varlıkları değersizleşmektedir. Örneğin 5 milyonluk yatırımla kurulan bir kümes en az 10 yılda kendini amorti etmesi gerekirken, elde edilen gelire göre bu 25 yıla kadar yükselmiştir.

Birçok kümes yüksek maliyet ve sürdürülemez gelir nedeniyle borçlarını ödeyememiş, işletmesini kapatmış veya borç karşılığı bankaya vermek zorunda kalmıştır.

Ayakta kalmaya çalışan işletmeler ise bu şekilde daha fazla devam edemeyeceklerini söylemektedir. Bu durum sektöre yeni işletmelerin girmesini de engellemektedir.

Üretim ayağında bu kadar sorun yaşanırken, tüketicinin de makul fiyatlarla tavuk eti alması gün geçtikçe zorlaşmaktadır.”

TAVUK ETİ ÜRETİMİ YÜZDE 7,1 AZALDI

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz 2021 verilerinin de tavuk eti üretiminde yaşanan bu sorunları teyit ettiğini belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Verilere göre kanatlı eti üretimi Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 azaldı. Ocak-Temmuz dönemindeki azalma ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti” dedi.

Sorunların böyle devam etmesi durumunda hem üretim hem tüketim hem de ihracat ayağında ciddi sorunlar yaşanacağını belirten Bayraktar, üreticilerin beklentilerini şöyle açıkladı:

“Üreticinin tavuk başına alacağı ücret sürdürülebilir seviyeye getirilmelidir. Üreticilerin bu fiyatlarla kışı geçirmesi mümkün görünmemektedir. Ocak ayı beklenmeden fiyatlar acilen üretici lehine revize edilmelidir.

Sözleşmede belirlenen üretici fiyatları, şeffaf bir şekilde üreticiye sürdürülebilir bir gelir sağlayacak, performansa dayalı belli bir metodolojiye bağlı olarak belirlenmelidir. son günlerde yaşanan kalifiye eleman sıkıntısına çözüm bulunmalıdır. Sektör masaya yatırılmalı, üretim, pazarlama, dış ticaret olmak üzere kısa, orta ve uzun vadeli atılacak adımlar belirlenmeli, bu adımlar titizlikle takip edilmelidir.”

Sözcü

Tavuk ve hindi eti biyolojik değeri yüksek gıdaların başında yer alıyor

Yeterli ve dengeli beslenme, yaşamın her döneminde sağlığın temelini oluşturur. Sağlıklı beslenme diyetinizde öncelikli amaç; metabolik gereksinimleri karşılayan ve vücudunuzun çalışması için gerekli enerjiyi ve besin öğelerini yeterli miktarda almaktır. Bunların başında da protein gelir. Sağlıklı bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için günlük ortalama önerilen protein miktarı kilogram başına 0,8 gramdır.

Protein alımını artırmanın en basit yolu ise yüksek proteinli yiyecekler yemektir. Ve bunların 1/3 ünün hayvansal proteinden oluşmasıdır. Özellikle günlerini aktif geçiren kişiler ve spor yapanlar için biyolojik değeri yüksek gıdaları tüketmek daha da önem taşır. Araştırmalar, yüksek proteinli diyetlerin kas yapısını koruyarak sağlıklı kilo verilmesine de yardımcı olduğunu göstermektedir.

Tüm hayvansal proteinli gıdaların biyolojik değerleri eşit değildir. Bazıları bu besin maddesinde son derece yüksektir, protein ve sudan başka neredeyse hiçbir şey içermez. Toplam enerjilerinin % 80’ini veya daha fazlası proteinden gelen ve biyolojik değerlilikleri en yüksek altı yiyecek sırasıyla; tavuk göğüs eti, hindi göğüs eti, yumurta akı, kurutulmuş balık, karides ve ton balığıdır.

Tavuk eti, dünyada ve ülkemizde en çok tüketilen kaliteli ve yüksek proteinli yiyeceklerin arasında birinci sırada yerini alıyor. Tavuk eti proteinleri, insan beslenmesinde gerekli olan tüm amino asitleri yeteri miktarda içermektedir. Proteinin yanı sıra tavuk eti harika bir niasin, B6 vitamini, selenyum ve fosfor kaynağı olup yüksek düzeyde antioksidan özellikteki Omega-3 e de sahiptir.

İkinci sırada ise optimal beslenme önerilerinde önemli yeri olan hindi eti geliyor. Hindi eti besin değerinin yüksek, yağ ve kolesterol içeriğinin düşük olması, çeşitli ürünlerle işlenebilmesi ve lezzeti ile dünyada birçok kişi tarafından tercih ediliyor. Ülkemizde ağırlıklı olarak yeni yıl döneminde gündeme gelen hindi eti protein dışında B1 ve B2 vitaminleri bakımından da zengin bir gıdadır. Ayrıca, hindi eti de tavuk eti gibi kalp damar hastalıklarının engellenmesinde de önemli bir yeri vardır. Bu nedenle diyetetik hastane mutfaklarının da vazgeçilmezidir.

Yumurta tüm amino asitleri içeren yüksek kaliteli proteine sahiptir. Vitaminlerin, minerallerin ve antioksidanların çoğu yumurta sarısında bulunur. Bununla birlikte, yumurta akı bir yumurtadaki proteinin en az % 60’ını içerir.

Ülkemizde tüketimi az miktarlarda da olsa; kurutulmuş balık, karides ve ton balığı da vitamin, mineral bakımından zengin ve faydalı antioksidanlar içerir.

infovet

S.S Başmakçı 2 Nolu Tavukçuluk Kooperatifi Haftalık Yumurta Fiyatları

06-09-2021 Tarihli Fiyatlar

Duble: 0,750 TL
Eski Ana: 0,740 TL
Yeni Ana: 0,710 TL
Yarka: 0,690 TL
Piliç: 0,610 TL
Kılavuz: 0,540 TL


Fiyatlarımıza K.D.V. Dahil Değildir

https://www.basmakcitavukculuk.com.tr

Kaynak: http://www.basmakcitavukculuk.com

Sağlık için, süt için!

Yazı: Prof. Dr. Ender Yarsan A.Ü. Veteriner Fakültesi Dekanı


İlk defa 1956 yılında, sütün önemine dikkat çekmek amacıyla Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun (IDF) aldığı kararla 21 Mayıs’ta kutlanmaya başlanan Dünya Süt Günü, ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığının kararıyla 1991’den bu tarafa kutlanmaktadır.

1956’dan 2001 yılına kadar tüm Dünyada 21 Mayıs da kutlanan Dünya Süt Günü, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile IDF tarafından 2001 yılında 1 Haziran tarihine alınmıştır. Bu kararla Dünya Süt Günü kutlama zamanları ülkelere göre farklılaşırken, ülkemizde bir süre 21 Mayıs’ta kutlanmaya devam etmiştir. Bu gün ise 1 Haziran, dünyanın pek çok ülkesi gibi, bizim için de geçerli olan tarihtir. Hangi tarihte kutlanırsa kutlansın önemli olan Dünya Süt Gününde, sütün faydaları hakkında insanları bilgilendirmek, sütün insan beslenmesindeki önemini, ekonomiye ve toplumsal hayata katkılarını hatırlamak ve süt tüketimini arttırmak için fırsatlar yaratmaktır.

Süt, özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağı çocukları, hamile kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere her yaştaki insanın sağlıklı beslenmesinde büyük önem taşımaktadır. Süt ve süt ürünlerinin yeterli ve dengeli miktarlarda tüketimiyle hayvansal protein ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanabilmektedir. Ayrıca süt ve süt ürünleri kalsiyumundan zengin olmaları nedeniyle özellikle çocuk ve adolesanlarda kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişmesi açısından da önemlidir. İnsanın bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı gelişimi için en temel ve en kolay ulaşılabilen gıda olmasının yanı sıra, bütün gıdalarda olduğu gibi “Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenliği” konsepti ile elde edilen süt, üretim süreciyle de düzenli ve sürekli bir ekonomik kaynak yaratarak toplumsal refaha katkı sağlayan bir gıdadır.

Türkiye’de yıllık kişi başı süt tüketimi 27 litre seviyesinde

Ülkemizde özellikle içme sütü başta olmak üzere, süt ve süt ürünleri tüketim miktarları Avrupa ülkelerin gerisinde seyretmektedir. Euromonitor 2018 verilerine göre İrlanda, Finlandiya ve İngiltere gibi ülkelerde kişi başına içme sütü tüketimi yıllık 100 litrenin üzerinde iken, Türkiye’de yıllık kişi başı süt tüketimi 27 litre seviyesinde kalmaktadır. Türkiye’de toplam süt üretimi son 20 yılda neredeyse iki katına çıkarak 2018 yılında 22 milyon tona ulaştıysa da, bu miktarın sadece 10 milyon tonu, sanayiye gitmektedir. Hem bu rakamlar arasındaki fark, hem de kişi başı içme sütü rakamlarının düşüklüğü sanayi tarafından işlenmemiş ambalajsız çiğ sütten kaynaklanmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkemizde 2020 yılının ilk 11 ayında 1,47 milyon ton içme sütü, 1,02 milyon ton yoğurt, 675 bin ton inek peyniri, 545 bin ton ayran, 72 bin ton tereyağı, 66 bin ton yağsız süttozu, 38 bin ton kaymak, 33 bin ton tam yağlı süt tozu ve 27 bin ton diğer türde peynir üretilmiştir.

Covid-19’un ülkemizde görüldüğü günden bu yana süt üreticilerinin üretim kapasitelerinde herhangi bir azalma olmamıştır. Diğer gıdalarda olduğu gibi süt ve süt ürünlerine olan talepte de artışlar ortaya çıkmıştır. Başta UHT süt ve kaşar peyniri olmak üzere süt ürünlerine olan talebin son günlerde daha da arttığı görülmektedir. Bu süreçte ambalajlı gıdanın önemi kavranmış ve ambalajlı süt ürünlerine talepte belirgin bir artış yaşanmıştır. 2020 ve devamında oluşan algı ile ambalajlı süt ürünlerine olan talebin artması ve kayıt dışı satışıa talebin azalması beklenmektedir.

Dünya Süt Gününde hedef ülkemizde ve dünyada, sağlıklı süte erişimin sağlanmasının önündeki engellerin kalkması, tüketim bilincinin sağlıklı ürünleri tercih etme yönünde geliştirilmesi, üretim ve tüketimin arttırılması olmalıdır. Sağlıklı süt elde edilmesinde kuşkusuz en önemli görev veteriner hekimlere düşmektedir. Bu noktada meslektaşlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar ve kolaylıklar diliyoruz. Bütün bu düşüncelerle 1 Haziran Dünya Süt Gününü kutluyoruz.

Vegan kümes ürünleri, üretici için tehdit oluşturuyor mu?






    Rus dergisi Agroinvestor, dünyada bir ilk olan vegan kümes hayvanlarının ne Rusya’da ne de dünyada geleneksel piliç eti talebini etkilemeyeceğini bildirdi. Bloomberg’in bildirdiğine göre, bitki bazlı bu marka vegan tavuğu bu yıl piyasaya sürecek.

    Rusya Ulusal Et Derneği Başkanı Sergey Yushin, geleneksel broyler ürünlerinin görünümünün, bitki bazlı ikamelerine göre çok daha doğru olduğuna söyledi, et tüketiminden vazgeçenlerin oranının nispeten az olduğunu belirtti. Yushin, et tüketimini artırmak isteyenlerin sayıca çok daha fazla olduğunu ve vegan kümes ürünlerine olan talepte geçici bir artış olabileceğini de sözlerine ekledi. Yushin, “Yeniliği ve modası nedeniyle insanların daha fazla farklı et türlerine yönelmeye başladığı dönemlere benzer bir trend dalgası olacağına inanıyorum, alternatif eti deneyen tüketiciler hayvansal ürüne geri döner dönmez ilgi düşecek” dedi.

    Rusya Kümes Hayvanları Üreticileri Birliği Genel Müdürü Sergey Lakhtyukhov, bitki bazlı kümes hayvanı etinin tamamen yutturmaca olduğunu ve küresel kümes hayvanı pazarının yalnızca küçük bir nişine sahip olacağını söyledi. Ayrıca, bitki bazlı kümes hayvanı eti fiyatının, piliç eti ile rekabet edemeyeceğini, bunun da çoğu tüketici için egzotik bir alternatif anlamına geleceğini ifade etti.

    Birkaç şirket, Rusya’da bitki bazlı et geliştirmeye ve satmaya istekli. 2020’nin başlarında, Berlin merkezli yatırımcı ProVeg International, bitki bazlı çıtır parmak tavuk ve kurutulmuş tavuk ürünlerini Rusya genelinde 2.000 mağazada sattığı için Rus girişimi Greenwise’ı seçti. Geçen yıl, Rus tarım holdingi EFKO da ilk bitki bazlı etini Rusya pazarına sundu. Şirket, hamburger ve nugget için bitki bazlı et üretmeye odaklanıyor.
                                             
Yumurta da Avrupa gündeminde

    Gıda teknoloji markası Eat Just, vegan yumurtayı yıl sonuna kadar Avrupa’da piyasaya sürmeyi planlıyor. Şirket CEO’su Josh Tetrick, hedeflerinin “dünyada en çok tüketilen yumurta” olmak olduğunu söylüyor. Yumurta maş fasulyesinden yapılıyor. Mart ayında şirket, şimdiye kadar 100 milyon tavuk yumurtası sattığını açıklayarak kendisini “ABD’de en hızlı büyüyen yumurta markası” olarak tanımladı. Ayrıca yakın zamanda, ürünleri için kapasite oluşturmak ve markalarını önemli uluslararası pazara dahil etmek için kullanılacağını söylediği 200 milyon ABD dolarını güvence altına alan bir finans turu düzenledi. Eat Just, 2011’den bu yana 650 milyon ABD dolarından fazla para topladı.

    Eat Just’ın hücre kültürüyle üretilen et sunan yeni markası GOOD Meat, Aralık 2020’de Singapur’da düzenleyici onay almıştı ve dünyada bir ilkti.
                                   
En büyük sorunun besin değeri olduğu iddiası

    Rusya’nın en büyük et üreticisi Cherkizovo’nun önde gelen analistlerinden Rustam Khafizov, bitki bazlı etin payının önümüzdeki on yılda Rusya’da artmasının beklenmediğini söyledi. Khafizov, bitkisel ürünlerin yanı sıra doğal tadı yakalamaya yardımcı gıda katkı maddeleri içerdiğinden, bitki bazlı kanatlı etiyle ilgili en büyük sorunun besin değeri olduğunu vurgulayarak, bu özelliğin tüketicileri caydırabileceğini de sözlerine ekledi.

infovet

TÜİK büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarını açıkladı



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, büyükbaş sayısı 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artarak 18 milyon 158 bin baş olarak gerçekleşti. Sığır sayısı yüzde 1,6 artarak 17 milyon 963 bin baş, manda sayısı da yüzde 5,9 artarak 195 bin 88 baş oldu. Küçükbaş sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 11,6 artarak 54 milyon 113 bin olarak kayıtlara geçti. Koyun sayısı söz konusu dönemde yüzde 13 artarak 42 milyon 127 bin oldu. Keçi sayısı da yüzde 7 artarak 11 milyon 986 bine yükseldi.

Singapur’da laboratuvarda yetiştirilen tavuk eti onaylandı



ABD şirketi Eat Just Inc., dünyada bir ilk olarak laboratuvar ortamında tavuk eti üretmek ve satmak için Singapur’da yasal onay aldı. Yumurta ürünlerine bitki bazlı alternatifler sunması ile tanınan Eat Just’ın yeni markası ‘GOOD Meat’ çatısı altında yapılacak üretim, yapılan çalışmalara göre, güvenlik ve kalite açısından geleneksel tavuğa göre son derece düşük mikrobiyolojik kontaminasyonda bir standarda sahip. Analizler ayrıca, yüksek protein içeriği, zenginleştirilmiş amino asit bileşimi, tekli doymamış yağlarda yüksek nispi içerik ve zengin bir mineral kaynağı olduğunu gösteriyor. Tüm bu atılımlar, et üretiminin geleceğinin nasıl şekilleneceğine dair bir ipucu olabilir mi?

Türkiye’nin ABD’ye mısır satması şaşkınlığa neden oldu

 



Giresun limanından dünyanın en büyük üretici ihracatçısı olan ABD kıyılarına varmak üzere yola çıkan bir tahıl kargosu sektör basınında şaşkınlığa neden oldu.

Türkiye’den gelen mısır yüklü gemi birkaç gün içinde Kuzey Carolina limanına varacak.

Dünyanın en büyük üretici ihracatçısı olan ABD’ye, mısır ihracatında üst sıralarda yer almayan Türkiye’den gönderilen gemi oldukça tuhaf karşılandı. Bloomberg’in konuyla ilgili haberinde “Ancak bu sarı tanelerin Atlantik’i aşmasının nedeni büyük olasılıkla organik olmalarından kaynaklanıyor.” denildi.

Mısır ABD’de en yaygın olarak yetiştirilen mahsul olmasına karşın milyonlarca dönümlük alanın yalnızca küçük bir kısmı organik çeşitlere ayrılmış durumda. Bu nedenle organik etiketli et üretiminde kullanılan kümes ve çiftlik hayvanlarının yetiştiricileri yurt içerisinden elde edemedikleri yemi denizaşırı pazarlardan ithal etmek durumunda kalıyor.

Kuzey Carolina Limanı’nın programına göre, Giresun limanından kalkan CS Celeste gemisinin ABD’nin Doğu Kıyısı’na varması planlanıyor. Bu, 2021 yılında Türkiye’den giden ikinci gemi olacak. Önceki sevkiyat “organik kırık mısır” taşıyan bir gemiydi.

ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, bu sevkiyat, 2018’den bu yana ABD’nin Türkiye’den yaptığı en büyük mısır ithalatına işaret ediyor.

Ancak ABD açısından organik mısır ticareti konusunda durumun yakında tersine dönmesi bekleniyor. Organik pazarları takip eden Mercaris’in Ekonomi Direktörü Ryan Koory, ABD’nin organik yemlik tahıllara yönelik talep ile yerli üretim arasındaki boşluğu kapatmak üzere olduğunu söyledi.




feedplanet